Her birkaç yılda bir insan olmaya ve kendime dair yeni şeyler keşfettiğimi sanarak bir heyecanla ortaya çıkıyorum. Ah canım kendim yine bir şeylerle baş etmeye çalışıyor halbuki.
Kendimi gaza getirip birkaç dekat ilerliyor ve sonra gaz bitince bir kenarda çürümeye mi dersin, iyileşmeyi mi dersin bırakıyorum kendimi.
Şimdiki buluşum fuck society diyerek yaşamak. (gülücük)
Her şey bir yana, bulduğum bir şey de var. Çocukken her şeyi yapabileceğini, her şey olabileceğini zannedersin ve önünde alternatif evrenler ve tükenmek bilmeyen ihtimaller vardır. İnanılmaz bir güç bu. Büyüdükçe ve yaşlandıkça bunlardan belki bir tanesi ya da hiçbiri olamayacağını fark edersin ya, işte o an en kötü sırrın ortaya çıkmış gibi bir vurgun yersin. İhtimallerle dolu o evreni tüketmiş ve şanslıysan vasat bir yere varmış, vasat biri olmuşsundur. Ne özel bir yetenek, ne kitleleri peşinden sürükleyen bir zat ne de ayrıcalıklı bir köşen vardır dünyada.
Hayallerle başlayan yaşamın ilk bölümü, hayalkırıklarını toparlamakla geçireceğin başka bir bölüme devretmiştir.
Şimdilerde ordan çıktım da bir sonrakine geçiyorum gibi ya da bu da bir önceki evrenin artçıları. Göreceğim.
Hiçbir şey olamadığımı, bir şey olmak zorunda olmadığımı, bazı şeylere asla sahip olamayacağımı anlamış gibi bir halim var.
Bir yük de kalkmadı değil üstümden. Eylemlerim, düşüncelerim beni bağlar. Bir nevi delilik gibi. Bir huşu bir huzur var üzerimde. Şimdi ağzıma geleni söyleyebilir, istediğimi yazar çizer, kuralları yıkar, düzeni bozarım gibi bir deli cesareti, bir özgürleşme. İşte delilik gibi. Tarifi zor.
Yorum bırakın